23 Şubat 2011

Bir Ben Vardı




Bakmayın çevremdeki onca insana,
Yalnızım ben aslında.

Ve bakmayın sırıttığıma,
Mutsuzum ben aslında.

Yalnız ve mutsuz…
 Ele avuca gelir şeyler ölmek için.

Ve bastırılmış acılarım…
Beynimin derinliklerinde yatan sırlar…
Utanç verici fantezilerim…

Olmak istemediğim şeyim ben.
Olmak istemediğim yerdeyim.

Bir dramın başkahramanı...
Tek kişilik oyunum ben.

Sancılı günler kuyruk oluşturmuş önümde,
 Arkamda bıraktığım aşklardan tiksinmiş halde…

Tüm kartlarını masaya koymuş,
 Benden intikam alıyor hayat.

Özünden uzaklaşmış,
 Votkaya dökülmüş vişne suyuyum ben.

Mis gibi kokan bebektim daha dün.
 Sakallı pis bir adamım bugün.
 Güzel sesim vardı,
 Şarkı söylerdim, dinlenirdim.
 Şimdi ise radyo cızırtısı konuşmalarım…
 Duman öksürüyorum bugün.

Hayal kırıklıkları paketledim.
 Eşe dosta, herkese verdim.
 En büyüğünü babama sakladım.

Her güne yeni bir gün diye başla dediler.
Yeni bir gün yoktu her günüm aynıyken.

On yaşında özledim çocukluğumu
Yirmime gelmeden yaşlandı ruhum.
Büyümeyi istemedim ki ben.

Hammaddesi kasvet auramla gezerken,
Baharda güzü, güzde baharı özledim.

Ne istediğimi hiç bilmedim.
Sadece istedim.

Başka bir hayatı düşledim.
Başka bir beden içinde,
Başka bir ruh içimde…

Kaçmak istedim başka diyarlara.
En sevdiğim oyuncağım alıp yanıma.
Atlayıp bir trene dünyayı bitirmek istedim,
Atım olsun özgürlüğe koşayım istedim,
Alıp arkaya aşkımı
Motorla dünya turu istedim.

Bir gecede kurdum tüm hayatımı.
Hayal mimarıyım ben.
Ve aynı gecelerden birindeyim tekrar.
 Başladığım yerdeyim ellerim boş,
O geceden bir fark yok.
Yakındır deprem.
Hayallerim çürük,
Çöker.



Şeytanın Dostu




Bana geceleri verin,
Gündüzler sizin olsun.
Kendime olan nefretim
Kadere kızar,
Suratıma tükürür.
Nereden bileceksin ki
Kanatları koparılmış kuş musun sen?
Uçamadan nasıl özgürüm derim?

Rutubet doldursun odamı.
Ah, sen uslanmayan adam!
Kadın yollarında ölü ver emi..!
Tutsak mı edecekmiş beni yargılar?
Hah, der geçer götümle gülerim.
Taktım şeytanı koluma,
En kadim dostum benim…
Şerefe!
Sağlığına içiyorum şeytan.

Karanlıkta kaybolmak varken,
Güneşte çürümek niye?
Cehennem ayaklarımın altında!
Yukarı tırmanmak niye?
Şımartmalıyım kendimi
Kahkahalarda boğulayım.
Tükensin gözyaşlarım ağlamayım.

Kadın tadı olsun şarabımda.
Aman, uzak olsunlar ruhumdan!
Bedenimde yaşarım onları ben.
Her kadın kadın mıdır ki gözlerde?
Benim çıkıntım senin girintinse,
Bu mudur ki aramızdaki fark?
Kaburgamın kemiği küsmüş bana,
Makyajı akar, ağlamış yüzyıllarca.
O kadar tatlı ki!
O da bilmez ne istediğini,
Bana kusar huzursuzluğunu.

Zarafet kokuları gelince uzaklardan,
Afrodit koşar kollarıma.
Tenlere susamış tenler,
Arsızca cilveleşir titreyerek.
Diz kapaklarımın arkasında gizlidir,
Tatmadığım zevkler, sessiz düşler.
Bozulmasın monokrom dünyam.

Sen ne anasının gözüsün,
Gafil avladın beni yine.
Zehirlemişsin kanımı kanınla.
Hadi gel,
Küsme sarıl bana,
Filmi başa sarma zamanı…
Elmamıza kaldığımız yerden devam edelim.
O ağacın altında tekrar sevişelim.



Şizofren




Sen verdin de ben mi almadım?
Gözlerinde gördüklerim,
Acınası gençliğim…

Bilir miydim ki geleceğim geçmişimle el ele…
Uyarmadın be güzelim.
Söylemedin, “Bak,  patlar” diye...

Nasıl sığdırmışım kalbimi küçücük göğsüme?
Sen anlamadın ya başka kim anlar ki beni?

Gözlerimiz temas etse yeterdi,
Düşüncemizi okumak için.
Sözcükler gerekmezdi konuşmak için.

Kalbim pes etse, “Artık yoruldum.” dese,
Yanıma gelip bir dokunuş yeter.
İlk günkü aşkım gibi çarpar kalbim.

Garipmiş hayat, özenle yürümek gerekmiş.
Tek bir ‘hayır’ hayatları değiştirmeye yetermiş.
En büyük kanıtıyız biz bunun.

Bak gördün mü?
Sen orda, ben burada…
Sigarasızlıktan da kötü…
 Huysuzlaşıyorum kokun olmadan,
İçime çekmeden,
Başımı döndürmeden.

Başlamayım şimdi yine…
Anlat, nasıl gidiyor hayat?
Yıllar oldu,
Ne dedikodular birikti?
Burnundan nefret ediyor musun hala?
Neler değişti hayatında?

Beni boş ver sen.
Daha çok içiyorum artık,
Daha çok sarhoşum.
Biliyorum kızmıştın.
Ben de sana kızmıştım.

Aşkın bana yön verdi.
İşte bu hale getirdi.
Şikayetçi değilim, nankör de değilim,
Ama elimdekileri götürdüklerine değişirim.

Uzun zamandır yapmacık gülüşlerim,
Bakışlarım yapmacık, sözlerim yapmacık…
Neydi sendeki beni doğal kılan?
Çocukken olduğum gibi beni gamsız yapan…

Bu mu yani?
Biri gider,
Diğeri meyve vermeyen ağaç oluverir.

Hayat yolunda önüme çıkan bir virajdın.
Senden döndüm ben.
Ve yine söylüyorum,
Uyarmadın bu yol uçurumlara gider diye.

Cebimde kalan birkaç şarkı, birkaç anı…
Tüm sahip olduğum bunlar.
Reva mı onca şeyden sonra?
Kime konuşuyorum ki Allah aşkına?

Sensizlik başıma vurdu.
Nerdesin ki seni bulayım?
Şiirlerle konuşuyorum artık.
Sen söyle ne yapayım?
Şiir sensin,
Yokluğunda kiminle konuşayım?